Gerçek Olaylarla Rumelifeneri’nin Gizemli Tarihi
İstanbul Boğazı’nın Karadeniz’e açılan en uç noktasında yer alan Rumelifeneri, yalnızca bir deniz feneri değil; kazalarla, savaşlarla, kaybolan gemilerle ve ürkütücü sessizliklerle örülü bir tarihin sessiz tanığıdır. Yüzyıllardır denizcilere yol gösteren bu yapı, aynı zamanda Boğaz’ın en tehlikeli geçiş noktalarından birinin merkezinde bulunur.
Bu makalede, efsanelere değil, belgelere ve yaşanmış olaylara dayanan Rumelifeneri’nin gizemli geçmişini ele alıyoruz.
Rumelifeneri Nerede ve Neden Kritik Bir Noktada?

Rumelifeneri, İstanbul Boğazı’nın Karadeniz çıkışında, kuvvetli akıntıların ve ani hava değişimlerinin yaşandığı bir bölgede yer alır.
Bu bölge:
- Karadeniz’in sert dalgalarına açıktır
- Sis ve ani fırtınalar çok sık görülür
- Akıntılar yön değiştirir
- Tarih boyunca çok sayıda gemi kazasına sahne olmuştur
Bu nedenle Rumelifeneri, yalnızca yön gösteren bir ışık değil, hayat ile ölüm arasındaki son işaret olarak görülmüştür.
İlk İnşa ve Tarihsel Arka Plan (1856)
Rumelifeneri, Kırım Savaşı sırasında, 1856 yılında inşa edilmiştir. Amaç:
- Osmanlı donanmasını ve müttefik gemileri korumak
- Karadeniz’den Boğaz’a giren gemilerin güvenliğini sağlamak
Fener, Fransız mühendisler tarafından yapılmış ve modern deniz fenerciliğinin Osmanlı’daki ilk örneklerinden biri olmuştur.
📌 Önemli detay:
Fenerin inşa edilme sebebi doğrudan yaşanan gemi kayıplarıdır; yani Rumelifeneri, bir “felaket sonrası çözüm”dür.
Gerçek Gemi Kazaları ve Kayıp Olayları



Rumelifeneri çevresi, özellikle 19. ve 20. yüzyıl başlarında çok sayıda kayıtlı deniz kazasına sahiptir.
Belgelenmiş Durumlar:
- Sis nedeniyle rotasını şaşırıp kayalıklara oturan ticaret gemileri
- Fırtınada sürüklenip parçalanan küçük balıkçı tekneleri
- Işık sistemleri kurulmadan önce tamamen kaybolan gemiler
Bazı kazalarda:
- Enkaz bulunmuş
- Mürettebata dair hiçbir iz tespit edilememiştir
Bu durum, bölgenin “uğursuz” olarak anılmasına neden olmuştur.
Savaş Yılları ve Askerî Gizemler
I. Dünya Savaşı Dönemi
Rumelifeneri ve çevresi:
- Gözetleme noktası olarak kullanıldı
- Işık sistemi zaman zaman kapatıldı
- Bölge askerî yasak alan ilan edildi
Bu süreçte:
- Gece karanlığında seyreden gemiler için bölge ölümcül hale geldi
- Bazı gemilerin batışı resmî kayıtlara dahi girmedi
📌 Bu durum, sonradan “kaybolan seferler” anlatılarına yol açtı.
Fener Bekçilerinin Tanıklıkları (Kayıtlara Geçenler)



Rumelifeneri’nde görev yapan bekçilerin raporlarında dikkat çeken noktalar vardır:
- Aşırı sisli gecelerde görünmeyen ama duyulan gemi düdükleri
- Radarda tespit edilemeyen ışık yansımaları
- Fırtına sonrası sahile vuran, hangi gemiye ait olduğu bilinmeyen enkaz parçaları
⚠️ Bunlar doğaüstü değil, yoğun sis, akustik kırılma ve optik yanılsamalarla açıklanan olaylardır. Ancak dönem insanı için son derece ürkütücüdür.
Rumelifeneri’nin “Gizemli” Olarak Anılmasının Sebepleri
Rumelifeneri’nin gizemli bir üne sahip olmasının nedeni:
- Çok sayıda ölümcül kaza
- Sert doğa koşulları
- Savaş dönemindeki gizlilik
- Kayıt dışı kayıplar
Yani gizem:
efsanelerden değil, açıklaması zor ama gerçek olaylardan doğmuştur.
Günümüzde Rumelifeneri
Bugün Rumelifeneri:
- Hâlâ aktif bir deniz feneridir
- Denizcilik için kritik önemdedir
- Fotoğrafçılar ve tarih meraklıları için ilgi odağıdır
Ancak geceleri:
- Sert rüzgâr
- Dalga sesleri
- Issızlık
bu tarihi yükü hâlâ hissettirir.
Sonuç
Rumelifeneri’nin gizemi; hayaletlerden ya da efsanelerden değil, denizin acımasız gerçeklerinden beslenir.
Bu yapı, İstanbul’un en sessiz ama en çok şey “görmüş” noktalarından biridir.
